1887

Abstract

Karadeniz deniz alanlarının hidrokarbon potansiyelini ortaya koymak amacıyla yapılan çalışmalar, özellikle son yıllarda oldukça yoğun olarak devam etmektedir. Bu kapsamda Batı Karadeniz 12 mil dışı Münhasır sınırlar içerisinde farklı zamanlarda 3B ve 2B bölgesel hatlar atılmış, farklı yorumcular tarafından çalışılmıştır. Derin denizde yapılan sondajlar öncesi, şelfte açılan Karadeniz-1 ve Akçakoca kuyuları ile biraz daha derin alanda açılan Limanköy kuyularında yapılan stratigrafi çalışmaları basene sismik hatlar yardımı ile taşınmaya çalışılmış, ancak derin basende herhangi bir kuyu verisi olmadığı ve şelf üzerinde büyük uyumsuzluklar olduğu için bu seviyelerin yaşları tam olarak belirlenememiştir. Bu çalışmada, 2010 yılından itibaren basende, derin denizel alanda açılan Sinop-1, Yassıhöyük-1 ve Kastamonu-1 kuyularında yapılan stratigrafi çalışmaları ile daha önce sismikler yardımıyla yapılan yorumlar deneştirilmiştir. Miyosen-Pliyosen istifinde toplam 6 adet seviye ayrılmış, özellikle Meotiyen tabanı ile Konkiyen girişi olmak üzere iki adet seviye “anahtar seviye” olarak belirlenmiştir. Bu veriler ışığında Batı ve Orta Karadeniz’in Neojen istifi korele edilmiş ve yaklaşık 600 km’lik bir hat üzerinde gösterilmiştir. Sismik kesitlerde rahatlıkla takip edilebilen yüksek genlikli refleksiyon paketinin Meotiyen zamanında deniz seviyesindeki yükselme sonucu malzeme geliminin sınırlı olduğu sakin ortam ürünü karbonatlardan oluştuğu görülmüştür. Orta Miyosen zamanında özellikle Çokrakiyen tabanından itibaren Karadeniz’in genelinde izlenen bölgesel uyumsuzluk göreceli deniz seviyesindeki düşmeyi göstermekte ve bunun sonucu basene malzeme gelmesi beklenmektedir. Batıda şelfin üstünde gelişen bir delta sistemi Karadeniz-1 ve Istranca-1 kuyularında belirlenmiştir. Basende ise açılan kuyularda Orta Miyosen paketinin silttaşı/şeyl litolojisinden oluştuğu, aralarda rezervuar oluşturmayan çok ince kumtaşı bantları olduğu görülmüştür. Bunun nedeninin basende açılan kuyuların (Sinop-1 ve Yassıhöyük-1) yükselimler üzerinde bulunması ve Kastamonu-1 kuyusunun Çokrakiyen tabanına kadar inmemesi olduğu değerlendirilmektedir. Basende Orta Miyosen’in alt seviyeleri (Çokrakiyen tabanı) ile Üst Oligosen rezervuar seviyeler açısından, Alt Miyosen ve Alt Oligosen de kaynak kaya (Maykop) açısından önem arzetmektedir. Ancak yapılan çalışmaların sonucunda basendeki yükselimlerin ve batı alandaki şelfin üzerinde açılan kuyular dışında Erken Miyosen-Oligosen istifinin basenin genelinde henüz test edilmediği belirlenmiştir. Kuyu verileri ile yeniden kalibre edilen basen modellemelerine ve geliştirilen stratigrafiye göre (bu çalışmada verilmemektedir) basenin hidrokarbon potansiyelini belirlemek için bu seviyelere inilmesi gerekmektedir.

Loading

Article metrics loading...

/content/papers/10.3997/2214-4609-pdb.380.68
2013-05-15
2024-03-03
Loading full text...

Full text loading...

http://instance.metastore.ingenta.com/content/papers/10.3997/2214-4609-pdb.380.68
Loading
This is a required field
Please enter a valid email address
Approval was a Success
Invalid data
An Error Occurred
Approval was partially successful, following selected items could not be processed due to error